Avusturya Dağbaşından dekorasyon esintileri

Kayak tatilimizde beni en çok etkileyen şeylerden biri de her yerde dekorayonu arayan bir gözüm olduğu için “sdağbaşı” diy nitelend,rebileceğimiz yerdeki güzel dekorayson örnekleri oldu. Evler hem cici, hem de bakımlıydılar. Etraf karla kaplıydı, dağlar ve ağaçlar harika bir görünüm oluşturuyordu belki; ama bir kasabayı tek başına masal gibi yapmaya yetmez bu. Detaylar, kaldığımız otelin [Read On]

Avusturya ve Tirol

Ara tatili değerlendirip 4 günlüğüne Avusturya’ya kayaga gittik çocuklarla beraber… Günübirlik Kartepe’yi saymazsak kayak deneyimi olmayan Neva ve Merva (diğer çocuklar gibi) hemen kaptı işi. Bu tarz sporlar için en uygun zaman çocukken başlamak, içinize korku yerleşmeden… Dağların en tepesine çıkan miniklerime korktunuz mu diye sorduğumda şaşkın bir şekilde “Yooo!” diye cevap verdiler bana! Diyelim [Read On]

Amsterdam

Bir süre blog’a elimi sürmeyince bir kopuş yaşanıyor. Bu ara da epeyce yoğunum, o nedenle yazamadım ne zamandır. Haftasonu 3 arkadaş Amsterdam’a gittik. Giderken bakalım nasıl olacak diye düşünürken arada bir kız kıza tatillerin de nefis olduğunu farkettim! Evlenince bunlara ara vermemek gerekiyormuş, bunun yeri bir başkaymış, not edildi Işıl (Ablam olan) , ortak bir arkadaşımız (www.bernagme.com) [Read On]

Berlin…

İbotane ile 3 günlüğüne Berlin’e kaçtık. Bu soğukta? Evet, bu soğukta… Tedarikli gittik, bol bol yürüdük, soğuk pek rahatsız etmedi. Tabii şunu da unutmamalı, Allah yüzümüze baktı, kar veya yağmur olsa ıslaklıkla beraber donardık kesin Berlin çok güzeldi, ama asla Viyana kadar güzel değildi. Viyana’nın ayrı bir havası var. Bir zerafeti, dantelsi bir şıklığı, en [Read On]

Chicago

Chicago, Rüzgarlı Şehir… Manzarası, müzeleri… Alışveriş imkanı… Koşturması, hareketliliği.. Herşeyi ile güzel. Başlayalım bakalım en yapılması gerekenlere, tabii bir haftada ve 4 çocukla anlayabildiğim kadarıyla… Willis Tower Halk arasında Sears tower diye de bilinen bu bina sadece şehre tepeden bakan sayısız örneklerinden biri değil. Aynı zamanda 103. katta tabanı da cam olan balkonu sayesinde sizi heyecanlı [Read On]

Amerika notları…

Bir süredir sizinle sıcak temasta değildim. Ama kar toplayan bir güneş gibiydim esasında, Amerika’daydım Bu satırların yazarının  ruhuna çok hitap eden bir yer Amerika, çünkü: İnsanlar rahat ve neşeli, Trafik yok, olan yerde de (Mesela Manhattan) araba kullanmadan da ulaşımı sağlayabiliyorsunuz. Hobi merakı olanlar uğraşanlar için her biri birer yeryüzü cenneti niteliğinde birçok mağaza var. [Read On]

Kotor ve Budva

Balkanlar gezimizin ilk ilk ayağı olan Kotor ve Budva, belki bugüne dek çok sık adını duymadığınız, şeker gibi şipşirin iki kent. Minicikler, ama bu minik bedenleri içerisinde gayet konsantre güzellikler içeriyorlar. Biz gittiğimizde biraz yağış vardı, ama bu bile bizim buraları çok, ama çok sevmemize engel olamadı Saraybosna’da uçaktan iner inmez yağmur altında yollara düşüp [Read On]

Dubrovnik, aklımın kaldığı şehir…

Haftasonu Balkanlar gezisi yaptık, sırayla gittiğimiz tüm şehirleri anlatacağım; ama ilk olarak Dubrovnik:   Dubrovnik Adriyatik denizi manzarasıyla büyüleyici bir yer. Komşu ülke İtalya’ya çok benzediğini söyleyebilirim. Büyüleyici bir şehir, pırıl pırıl güneş altınsda seyre doyamıyoruz. Okuduğuma göre Bernard Shaw “Dünyada cenneti görmeyi hayal eden Dubrovnik’e gitsin.” demiş, gerçekten de dediği kadar var! İtalya hayranı olan ben [Read On]

Maldivler

Bu sene 10. evlilik yılımız. Aslında tam yıldönümümüz Ağustos ayında, ama biz yazları sürekli yağış alan muson ikliminde olan tropik bir yerlere gitmek istediğimiz için ve açıkçası yazın Neva ve Merva’yı bırakıp tatile gitmeyi vicdan yapacağım için o tarihi beklemeden kutlayalım istedik ve yukarıda gördüğünüz kaldığımız adaya ait olan fotoğraf da bir kartpostal değil, bizzat kendim [Read On]

Açıklama

  Bir süreliğine yazamadım, İbotane ile 10. yılımızı kutlamak için Maldivler’e gittik. Maldivler bambaşka bir yazı konusu, tüm detayları vereceğim, ama şimdilik bu fotoğrafla yetinin    

Brüksel Gezisi

Annemin doğumgünü vesilesiyle anne-kzı Brüksel’e gittik, Avrupa’nın başkentine… Tabii gittiğimiz andan itibaren annem neden Temmuz ayında değil de, Ocak ayında doğmuş diye sorgulamaya başlamadım değil Hava -5 dereceydi, elbette biz tedarikliydik, dayanamadığımız noktalarda da kendimizi -mecburen- Brüksel;’in güzel cafélerine atmak zorunda kaldık!   Brüksel aynen bıraktığım gibiydi: Hala Avrupa’nın en az çarpıcı kenti benim gözümde [Read On]

New York devam…

Amerika yazıma kaldığım yerden devam ediyorum… New York büyük ve kalabalık bir kent. Adeta kozmopolit kelimesinin sözlük karşılığı gibi, her türden insan birarada… Hayat neredeyse hiç durmuyor, gece 3’te otele döndüğümüzde bile etraf hala hareketliydi. Özellikle Black Friday günü sokaklar hayat doluydu. New York merkez istasyon başdöndürücü bir hareketliliğe sahip: Kalabalığı bir kenara itip New [Read On]

New York, New York

Bakalım New York’u tek yazıya sığdırabilecek miyim? Hiç sanmıyorum… Gitmeden söylemişlerdi, New York’ta ne kadar kalırsanız kalın yapacak birşeyler olur diye.. Biz 7 gün kaldık, dolu dolu geçti, ama yetti de… Biraz daha sıkıştırılmış bir programla 4-5 günde de halledilebilir, ama şehri tadını alarak yaşamak için en az 6 gün şart sanki… Broadway showları, cafeleri, [Read On]