Organize İşler

Dolaplarınız ne durumda? Ev ayrııı, dolap içleri ayrı biliyorsunuz : )

Ben sonbahar temizliğine başladım.

Yazlıkların bir kısmını kaldırdım, bir kısmı hala duruyor, zira giyilebiliyor. Kışlıkları da hazır el atmışken çıkarttım, dolabıma çeki düzen verdim, verilecekleri verdim.

 

Düzen işine çalışma odası ile başladım, kendi yatak odamla devam ettim.

Yatak odam kolay oldu denebilir çünkü geçtiğimiz sene çok sık giymediğim bazı kıyafetlerimi (Örneğin kokteyl elbiseleri, eskiden işe çok giydiğim, ama artık 40 yılın bir başı giydiğim siyah takımlarım, kına gecelerinde giymeyi sevdiğim otantik kıyafetler gbi…)  3erli  gruplar halinde tozlanmamaları için takım elbise kılıflarına koyup üzerlerine de etiket koymuştum.

Her gün bir odayı düzenlemeyi de hedef edindim.  

Tabii ardışık günlerde değil! : )) Çalışmadığım günlerde veya iş çıkışlarında hallediyorum. Ama daha yolum var gibi çünkü kızlarımın odasını komple elden geçirmemiz gerekiyor. Duvar kağıdı seçilip uygulatılması, mobilyalara çeki düzen  gibi detaylarla ilgilenmek gerekiyor.

Neva ve Merva’nın oyuncakları elden geçirilecek, fazla olanlar ihtiyacı olanlara ulaştırılacak. Neyse ki bu işin kıyafet bacağını hallettim bile! 

Ayrıca seneye ilkokula başlayacak kızlarımın kitaplarına ve sürekli büyüyen kütüphanelerine de yer açabilmek için birtürlü kıyıp da atamadığım dergilerimi elden çıkarttım. Bunun içerisine Ev Bahçe ve Maison Frances  “koleksiyonum” da dahil. Bir Evim dergilerime kıyamadım. Bu dergi atma işi bile zaman aldı, neden derseniz hepsini tek tarayıp ihtiyaç duyacağım kısımlarını topladım. Evimde ansiklopedik bitkiler kitabı olmasına rağmen, Ev Bahçe’nin önerilerini de kulak ardı etmem ben!

Depo, antre ve portmanto var sırada, yazlık ayakkabılarla işim bitince tabii, henüz değil!

Organize olmak güzel şey elbet, ben de hayatıma kutuları sokarak bunu büyük ölçüde hallettiysem de,  kimi zaman hayatımda fazla detay barındırdığım için bazı şeylere yetişemediğimi farkediyorum. Toplamaya ve toplu tutmaya yani…

Kendi çözebildiğim kadarıyla bu işin ABC’si şöyle:

1- Düzenli olarak dolabının üzerinden geçip, artık giymediklerini ihtiyacı olan birilerine ver.

2-Çocuklara küçülen ya da yıpranan kıyafetleri ve eskiyen, fazla olan oyuncakları sıklıkla ihtiyacı olanlara aktar.

3-İhtiyacından fazlasını alma. (Mesela kendime balktığımda dertsiz olmadıkları için çok sık kullanamadığım, ama veremeyecek kadar çok sevdiğim çeyizimden kalan masaörtüleri, seccadeler, yatak örtüleri, annemin özene bezene hazırladığı Maraş işi örtüler, danteller var… Bunlar evde ciddi yer işgal ediyorlar. Neva ve Merva  evlenene dek saklayabilirsem, bu kadar materyalle onları bile gelin ederim ben!!!)

4-Akıllı dolap sistemleri kullan. Çekmecenin vazgeçilmez olduğunu gör, örneğin yerde duran bir oyuncak kutusundan ziyade yükselen çekmeceleri veya rafları olan oyuncak dolaplarının daha akıllı çözümler olduğunun farkına var.  Şeffaf kutular veya etiketli kutular kullan.

5- Evde yer işgal edecek hobiler edinme! (Örneğin çalışma odamızın dağılmasında dekoratif boyamanın  suçu çok. Bu odada kütüphanelerin önünde yere dizilmiş vaziyette boyanmayı bekleyen çoğu da büyük objeler, kutu kutu peçeteler, dekoratif boyamada kullandığım boyalar, fırçalar vs… var. Aslında boyalar için Praktiker’den tekerlekli 3 katlı çekmece aldım, ama çok sevdiğim kitaplarımın önünde nöbet tutmasına yine de bozuluyorum.)

6- Önemli veya önemsediğin bir günde giyeceğin kıyafeti çkmadan önce son dakika değil de, önceden belirle ki dağılan gardrobunu toplamaya zaman kalsın!

Bu söylediklerimi kendim uygulasam da zaman zaman bizim dolap içleri keşmekeş haline girmiyor desem yalan olur.  Her nedense hayatım sürekli bir koşturmaca içinde geçiyor, işte bu nedenle de düzen işine ayrıca zaman ayırıp dolaplarımı toplu tutmak daha kolay hale gelmeye başlıyor.

Keşke öyle olmasa…

Sizler nasılsınız?  Dolap içlerini de sürekli toplu tutabilenlerden misiniz, yoksa bu işe zaman ayırıp dolapları bir anda refaha erdirenlerden mi? (Başak burcu olanlar hiç cevap vermesin lütfen, onlar kendimi eksik kadın hissettiriyorlar bana!)

Bunlara Bir Göz Atın

Comments

  1. Yeşim Sancaktaroğlu says:

    Başaklar bile dağınık bu ara. Zaman yok!!!

  2. Yeşo burada bize lâf atıldığını düşündüm! Ya sen?! :)

join the conversation

*