Ne tatlısın sen sonbahar! -Evimizde sonbahar turu

masa2

Yere düşen yaprakların çıtırtısı, okulların başlayıp hayatların biraz daha düzene girmesi, evlerden yükselen elma ve tarçın kokusu…
Off en çok da o elmalı tartlar, kekler beni sonbaharı sevmeye mecbur bırakıyor!
Kıvırmak yok, sonbahar en sevdiğim mevsim değil, yaza veda demek çünkü. Ve ne kadar uzun tatil yaparsam yapayım ben yaza, denize, güneşe, bütü bunların verdiği o özgürlük hissine doyamıyorum. Ama her nasılsa sonbaharın dekorasyonu da en sevdiklerimden! Hiç üşenmeden her sene pazarlarda dekoratif tatlı minik kabaklar arıyorum, o yılki sonbahar dekorasyonuma kafa yoruyorum.
sonbahar

Kimi zaman rustik, kimi zaman da turuncunun daha önplanda olduğu enerjik bir dekorasyondan yana oluyorum; ama hangisin seçersem seçeyim bu minik detayların evimizi “yuva” haline getirdiğine ve benim yaza veda hüznümden sıyrılmama çok faydası olduğuna gerçekten inanıyorum. :)

İşte tam da bu nedenle bu sene ağzına kadar dolu bir bagajla Sinop’tan dönerken karşıma çıkan tekerleği gerekirse kucağımda taşırım diyerek satın almadan edemedim. Neyse ki süper kahraman olduğundan artık emin olduğum İbotane onu arabaya sığdırmayı başardı. Bagajda hali hazırda ağaç dalları, yabancıların “driftwood” dedikleri denizden sürüklenerek gelen odun parçaları, balkabakları gibi “elzem” detaylar vardı. Ve evet bir miktar da Sinop’taki köylülerden aldığım sebze, un, “gerçek” tereyağı vs. :)
Tekerleğimizi de bizimle beraber heyecanla İstanbul’a gelmekte olan bu grubun arasına ekledik, İbotane’nin 3 tane daha alıp 4leyelim de, bu tekerlekler bir işe yarasın demesine aldırmadım. Bence tek başına 4 taneye göre daha büyük bir iş başarıyor: Eve her girişimde bana bir sıcaklık ve gülümseme hissi geliyor. Daha ne olsun?!

Sonbahar dekorasyonumuzdan birkaç kare, sizin de sonbaharınızın güzel geçmesi dileğiyle…

kapi1

Balkabaklarını Kanlıca’daki çömlekçiden alıp, turuncuya boyadım. Üzerlerine de sprey vernikleyerek yağmura, çamura dayanıklı hale getirdim.

kapi2

Çizmeler Merva’nın artık ona küçülen çizmeleri…

kapi3

Bu sene daha canlı bir dekorasyon istediğim için 10 günde bir yenilediğim bu taze ayçiçekleri salonumuzda gerçekten iyi iş çıkarıyorlar:
aycicegi
Salondan diğer bir detayda is her zaman kullandığım kuru dalların ucuna yapma sonbahar yaprakları yapıştırdım:
salon2

Annemin eskimiş bakır tepsisini attırmaya kıyamadım. Orta kısmını kara tahta boyası ile boyadım, üzerine de Ortadoğu’nun en iyi fotoğrafçısı Bilge Can Gürer şahane el yazısıyla Ceviz zamanı yazdı… Geçtiğimiz sene bu tepsiyi aynen bu şekliyle House Beautiful sonbahar stillife çekiminde kullanmıştık, artık evimde…
cevizzamani
Fotoğrafı yamuk çekmişim sanırım :)

Gelelim benim bu sene ennn sevdiğim köşeye…
Bu konsol IKEA’da masa olarak satılıyot, ön çekmecesini monte etmediğinizde uygun fiyatlı, uyumlu, sade ve çok İskandinav bir konsola dönüşüveriyor.
House Beautiful çekiminde bu köşeyi hazırladım ve bakıp aynısından kendi evimde de istiyorum dedim. İnsanın kendisinden kopya çekmesi diye birşey varsa eğer, bu da o sanırım!
konsol
Çizmeler benim binci çizmelerim… Tel balkabağını Amerika’dan sırt çantamda getirdim. Eski pencereyi marangoza yaptırdım. Sarkan turuncu bitki ne derseniz… Palmiye ağacının süs meyveleri (!)

Bunlara Bir Göz Atın

Comments

  1. Bence sen bloğa daha çok yazmalısın, mutlu olmam için sana uğramam yetiyor çünkü … E sen de beni mutlu etmek istersin diye düşündüm

    • Güzel kadın çok haklısın tabii ki seni mutlu etmek isterim. Ve haklısın daha çok yazmalıyım, burası terkedilmiş diyar gibi oldu. Tozu üfleyip bir denemeli, belki instagram gibi bir fast food’dansa buraya yoğunlaşabilirim! :)

join the conversation

*