Bayram sonrası

Ne zamandır yoktum ortalıklarda…

Arife günü size güzel bir bayram mesajı yazabilmek için bilgisayarımı açtım ki, nurungemisi.com’un yerinde yine yeller esiyordu.

Şu işi bir türlü halledemedik gitti, ciddi sıkıntı veriyor bana, ama halledeceğiz bir şekilde, uğraşıyoruz : )

Bayramı benden mesaj alamadan geçirdiniz, ama umarım nefis geçmiştir.

Ben hastaydım…

Boğaz ağrısı ile başlayıp, sinüzite çeviren yatırmayan, ama ciddi sıkıntı veren bir şekilde hastaydım ve HALA(!) hastayım.

İlaç almama konusundaki direnişimden kaynaklanıyor olabilir tabii bu durum, herneyse…

Biz bayramda benim Yunanistan planlarıma mecburen uyduğunu ve sıcaklar artı Ramazan derken bayağı enerjisiz olduğunu gördüğüm eşime, İbotanem’e  kıyamamam sonucu Şile’ye gittik bayramda…

Zira kafamdaki Yunanistan planı arabayla Selanik, Kavala’dan başlayıp, Meteora ve Atine üzeirnden, adalardan geçe geçe Kuşadası’ndan çıkmak suretiyle uygulanacak uzun ve yorucu bir program.

Aza da kanaat etmeyeceğimden, İbotane’nin vücudunun çığlıklarına ses verip daha bol dinlenmeli bir tatil yaptık.

Aslına bakarsanız iyi de oldu zira  dediğim gibi her ikimiz de bayram boyunca hastaydık…

Dahası Şile en çok uzun kalınca güzel.

Mini bostanımdaki domatesi turuncuyken kopartmak zorunda kalmadığım, tam anlamıyla kızardığında  koparırım nasılsa diyebildiğim…

Evi bir kere açtıktan sonra hemen akabinde kapatmak zorunda kalmadığım…

Önce yerleşme, sonra da toparlanma telaşı yaşamadığım…

için tadını daha çok aldım.

Kızlarım sabırla bayram tatlılarına dokunmadan, bayramın gelmesini beklediler, benden “Aferin”i aldılar.

 

Bayram hediyesi olarak 3 boyutlu bir okyanus kitabı ile, Monopoly Junior’ı kaptılar.

Kızlar büyüdükçe kutu oyunları başındaki sabırları artıyor, yenilgi karşısındaki hırçınlıkları ise azalıyor.

Bunu gözlemlemek çok keyifli.

Bayramda kızların arkadaşı Ayşegüller’in bahçesinde olan elma ve armutları topladılar, bu işten çok keyif aldılar.

Ayşegül’ün babası sağolsun “zamane çocukları bu işleri bilmiyor” diyerek kızları meyve toplama anına özellikle çağırdı…

Topladıkları meyveleri afiyetle yediler.

Bayramımız denizli, misafirli, sakin; ama  neşeli geçti.

Şile’nin denizi Ağustos 15’ten sonra kendine geliyor. Hırçın dalgalar kesiliyor, deniz sütliman bir hal alıyor. Git git boyu geçmemesi de annelerin yüreğine su serpiyor. Bu sene bizimkiler suda fazlasıyla rahat ve gözükara olduklarından sığ denizlerden hoşlanmayan ben birden fikir değiştiirverdim!

Bir kez arı sokması yaşandı ve Allahtan bu çocuklar değil de, bendim.

İşte böyleydi bizim tatilimiz :)

Bu arada yolu Şile’ye düşenlere güzel bir dondurmacı önerim olacak:

Balkanlı Kurtiş Usta.

Doğal ve lezzetli dondurmaları seviyorsanız, Şile merkezdeki bu dondurmacıyı kaçırmayın!

 

 

 

 

 

Bunlara Bir Göz Atın

join the conversation

*