Allah’a mektup*

Allah’a mektup

Sevgili Allah’ım…

Buralarda herkes bayram telaşına düştü.

Bayramın telaşından elimizden alınacak pidelerden, güllaçlardan haberimiz yok…

Ben kendi adıma her ikisini de çok özleyeceğim.

Peki şimdi iftar anındaki huzuru bir daha bulamayacak mıyız?

Yaptığımız doğrular ve iyilikler kat kat fazla sayılmayacak mı bundan böyle?

Şimdilerde çocuklar bile oflayıp puflayarak bayram ziyaretine gidiyor.

Çoğunlukla tatil anlamına gelen, mendillerin unutulduğu, ailecek coşkulu bir araya gelmelerin tükenmeye yüz tuttuğu bir bayramın heyecanına Ramazan’ın geçip gidecek oluşunu önemsemiyoruz hiçbirimiz.

Biz de çoğu bayram tatilde olduğumuzdan, hiç değilse yeni kıyafetlerle kızlarımı sevindirerek ve beraber büyükleri arayarak bayram hissini biraz olsun vermeye çalışıyorum Neva ve Merva’ya.

 

Kızlar senin mi, yoksa Atatürk’ün mü daha büyük olduğunu sordular bana.

Her ikinizi de minicik kalpleriyle çok seviyorlar.

Senden korkmayı değil, seni sevmeyi öğretmeye çalışıyorum.

Senden sadece kendileri için değil, herkes için bir şeyler istemeyi öğretmeye çalışıyorum.

Bana sadece evleri ve kaldırımları mı insanlar yapar, onun haricinde her şeyi Allah mı yapar diyorlar, seni anlamaya, çözmeye çalışıyorlar…

Bu merakları, ilgileri, hiç bitmese keşke!

Bu bayram ve her zaman dedikodudan uzak, gülümsemeye yakın durmak istiyorum ve senden isteğim:

Hepimize harika bayramlar olsun.

Sadece bayramımız değil, her günümüz bayram coşkusuyla geçsin.

Çocukların yüzü gülsün, içi ısınsın.

Ve lütfen Ramazan geçip gidince de ayırma bizi iyilikten, doğrudan, güzelden ve tabii ki huzurdan, mutluluktan ve sevgiden…

N.U.R.

 

NOT: Bana tüm verdiklerin için sana çok teşekkür ederim.

Kimi zaman seni ihmal etsem de, seni gerçekten çok, ama çok seviyorum.…

Bu arada birkaç isteğim daha var, ama onları da başka bir mektupta söylerim artık!

 *Geçtiğimiz sene Anneyiz.biz’de yazmıştım bu yazıyı. Bu sene de  köşeme almak istedim…

 

 

Bunlara Bir Göz Atın

Comments

  1. LâLe says:

    Ben çok üzülüyorum bayramın ‘Bayram Gibi’ yaşanmıyor olmasına :-( Hiç bir şeyin değeri yok maalesef. Yaşıtlarım bile “Amaaaann, bayram işte, ziyaretler el öpmeler yorgunluk” diyor… “Ben öpmüyorum çoğunu, hastayım bulaşmasın diyorum” dedi geçen gün burdan bir kız :(
    Ben de dedemin amcasının oğlunu ziyarete gidiyorum bayramda, üstelik çok sık görüşmüyor olmamıza rağmen.. Ben severim yaa, yaşlıları bayram yada değil ziyaret etmeyii.. Bayram coşkusunu…

    Hatta bu gecen sene bakırköyde tesadüfen burnuma mikrofon tutmaları ile yapılmış haberde bile var 😀 BEN BAYRAMI BAYRAM GİBİ YAŞAMAYI SEVİYORUM

    HERKESE GÖNLÜNCE BİR BAYRAM DİLİYORUM…

    • Sinem says:

      Lalişiiiimm :) çoğu insana göre bayramı bayram gibi yaşadığımız kanaatindeyim :) Çok şükür ki kocaaaaammaaaan bi ailemiz var :) bak şimdiden heyecanla misafir bekliyoruz :) Biz şanslıyız hem de çok :)

      • LaLe says:

        Kesinlikle Sinuşşşş Aplaaa (Nisa’ca)
        Bak mesela dört gözle cumartesiyi bekliyorum/z 😛

join the conversation

*